Şeker Otu (Stevia)
Şeker Otu (Stevia) nedir ?
Stevia, Paraguay ve Brezilya’da yetişen bir bitkidir. 1887 ‘de Paraguay yerlilerinin kullandığı şifalı bitkiler üzerinde inceleme yapan Güney Amerikalı bilim adamı Antonia Bertoni tarafından keşfedilmiştir. Paraguay kızılderilileri tarafından “Tatlı ot” ve “Ballı yaprak” ismiyle anılan ve tatlandırıcı olarak kullanılan stevianın sırrını çözmek için, 1931′de Bridel ve Lavieille adında iki Fransız kimyacı bitkinin yapraklarından elde ettikleri ekstre (öz) üzerinde çalışmaya başladı. Onların çalışmaları sonucunda beyaz kristal yapıda ve “Stevioside” adı verilen saf bir ürün elde edildi ve bu maddenin normal rafine şekerden 100 ile 300 kat daha tatlı olduğu fark edildi. 1971′de Çinli araştırmacı Dr.Tei-Fu-Chen Paraguay’ı ziyaretinde ilgisini çeken Stevia bitkisi üzerinde çalışmalar yaparak, kimyasal olmayan doğal yöntemlerle Stevia ekstresi (özü) elde edilmesinde ve yapraklarda bulunan keskin tadın kaldırılmasında başarılı oldu.
Paraguay ve Brezilya’da yüzyıllardan beri tatlandırıcı ve tedavi edici özellikleri nedeniyle kullanılan stevia (şeker bitkisi) , Japonya’da da otuz yılı aşkın bir süredir milyonlarca kişi tarafından tatlandırıcı ve gıda katkısı olarak kullanılmaktadır. Bu bitkiden elde edilen özütün, kan şekerini düzenleyici etkileri olduğu kabul edilmektedir. Stevia’nın insülin duyarlılığını ve hatta salınımını arttırıcı etkilerinin olduğunu gösteren bazı araştırmaların varlığı diyabet tedavisinde kullanımını destekler niteliktedir.
Stevia Ekstresi’nin en büyük özelliği bir doğal tatlandırıcı ve diyet gıdası olarak hiç bir şekilde kalori, yağ, sakarin ve toksik maddeler içermemesidir. Su bazlı olarak üretilir ve üretiminde alkol ya da herhangi bir kimyasal madde kullanılmaz. Stevia Ekstresi kandaki şeker düzeyini yükseltmeksizin, şişmanlatmaksızın ve kalori vermeksizin içeceklerinizi veya gıdalarınızı tatlandırır. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kabızlık, depresyon ve asabiyete karşı olumlu etkileri vardır. Mide ve bağırsak florasını, asit alkali dengesini korur. Bir büyük fincan black (sütsüz) nescafe için 1 gr ‘lık paket fazlasıyla yeterli olur ve alıştığınız şeker tadında herhangi bir fark ya da koku hissetmezsiniz.
Şeket Otu (Stevia) etkileri nelerdir ?
Şeker Otunun başlıca üreticileri Paraguay, Brezilya, Japonya ve Çin’dir.
Kurutulmuş haldeki şeker otu yaprakları normal şekerden 10-15 kat daha tatlıdır. İşlenerek toz haline getirilmiş şeker otu normal şekerden 200-300 kat daha tatlıdır. Şeker otu, yapay tatlandırıcıların kullanıldığı diyetlerde, yapay tatlandırıcıların yerine kullanılabilmektedir. Şeker Otu ile birçok yemek, tatlı, pasta pişirilebilmektedir. Şeker Otu 300 C üzerine kadar ısıya dayanabilmektedir Şeker Otunun kalorisi yoktur. Şeker otu kan şekerini arttırmamaktadır. Birçok araştırma yapılmasına rağmen her hangi bir yan etkisine rastlanmamıştır. Tamamlanan iki araştırma sonucuna göre şeker otu dişlere zarar vermemektedir. Araştırmalar şeker otunun , şeker hastaları tarafından uzman kişiler/doktor gözetiminde kullanılabileceğini göstermektedir.
Şeker Otundan Kendi Başınıza Öz Üretmeniz Mümkün Mü?
Taze veya kurutulmuş şeker otu yapraklarını kullanarak bir öz üretebilmek mümkündür. Bir miktar (ne kadar belirtilmemiş) şeker otu yaprağını veya kurutulan yapraklardan elde edilen tozu, brandy veya viski gibi bir alkol içinde 24 saat bekletip , yapraklarını süzdükten sonra alkolü kaliteli su ile seyreltilmesi sonucu elde edilen sıvı , kısık ateşte kaynamasına izin vermeden ısıtılır. Isınma ile alkol buharlaşarak sıvıdan uzaklaşır . Şeker otu özü, kaliteli bir su ile de hazırlanabilir fakat şeker alkolde daha çok çözülecektir. İstenirse şurup kıvamına gelinceye kadar kaynatma yapılabilir.
STEVIA GÜVENİLİR Mİ? EVET.
Stevia yan etkileri olmadığı raporlarla kanıtlanan ve yüzyıllardır Paraguay yerlileri tarafından kullanılıp aynı zamanda korunan natural bir bitkidir. Rigerous’un yaptığı uluslararası kanıtlanmış çalışmalara göre stevia, hem insanda hem de hayvanda toksik maddelerin atımına büyük katkısı olan bir bitkidir. Stevia 40 yılı aşkın süredir (yıllık 1000 ton) büyük miktarlarda tüketilmiştir.
BEN STEVIA’NIN YAN ETKİLERİ OLDUĞUNU DUYMUŞTUM ?
BİLİM STEVIA’NIN HİÇBİR YAN ETKİSİ OLMADIĞINI KANITLAMIŞTIR. Stevia yaygın bir biçimde 1970 yılından beri Japonya’da kullanılmaya başlanmıştır ve yan etkisi olduğuna dair hiçbir rapor bulunmamaktadır. Klinik ve laboratuar koşullarının sıkı koşulları altında yüzlerce teste tabi tutulmuş tamamen güvenli olduğu tespit edilmiştir. Stevia yaygın olarak aşırı doz veya toksisite NO raporları ile beraber 40 yılı aşkın bir süredir bütün dünyada kullanılmaktadır.
STEVIA NASIL TATLI OLUYOR?
STEVIA ‘ NIN TATLILIĞI SİZİN KULLANIŞ ŞEKLİNİZE BAĞLIDIR.
Ham yaprağı stevia bitkisinden ve yaprak tozu (yeşil) şekerden 10-15 kat daha tatlıdır ( ama acı bir tat ile ). Stevia konsantreleri ( beyaz sıvı veya toz ) şekerden 100-300 kat daha fazla tatlı olabilir.
STEVIA AĞIZA ALINDIKTAN SONRA KÖTÜ BİR TAT BIRAKIYOR MU DİĞER MARKALAR GİBİ?
Kalite ve saflık.
Bizim stevia konsantresi saflık düzeyi en yüksek olan konsantredir. Bazı markalar Stevia maliyetini azaltmak için konsantreye yabancı maddeler karıştırabiliyorlar. İşte bu ağızda hoş olmayan bir tat bırakır. Bizim konsantre sıvılarımızın tamamında % 100 saf Stevia kullanılır.
- şeker otu nasıl yetiştirilir
- stevia nasıl yetiştirilir
- stevia satın al
- stevia satış
- stevya faydaları
- şeker otu satış
- stevia üretimi
- stevia nasıl kullanılır
- stevia nasıl yetiştirilir nedir
- stevya bıtkısı nerde yetısır
- stevia istanbul satış yeri
- stevia bitkisi nasıl yetiştirilir
- stevia bitkisi nasıl yetişir
- stevia bitkisi nasil kulanilir
- STEVIA



















"Şeker Otu (Stevia)" için 6 yorum yapılmış (Sizde görüşlerinizi yazarak diğer ziyaretçilerimize fikir verebilirsiniz.)
merhaba, sitenizi rastgele buldum ilgimi çekti.annemin yaklaşık 2-3 aydır uykusuzluk problemi var her kış aylarında bu tekrar ediyor.Psikyatri doktoruna gitti yalnız fayda göremedi.Herşeyi kafasına takıyor ve buda onu uyutmuyor haliyle sürekli yorgun bitkin ve sinirli oluyor haliyle bizide etkiliyor.Annemde aynı zamanda yüksek tansiyon hastalığı ve bel fıtığı var.10 sene öncede kadın hastalıklarından amaeliyat oldu rahimi alındı şimdi bana nasıl yardımcı olabilirsiniz şimdiden teşekür ederim kolay gelsin çalışmalarınızda ….
Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, SİNİR çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
merhaba sitenize bir tavsiye ustune baktım. bende sakrum sol yarısında dev hucrelı kemık tumöru var bir yıldır tedavi görüyorum prolia isminde bir kemoterapi ilacı kullanıyorum eylül ayında ameliyat oldum ama tümör tekrarladı su anda tekrar kemoterapi alıyorum. bunun yanı sıra bir yıldırda bitkisel ileçlarda kullandım ama fayda görmedim. su anda 3 evredeyim ve kitle büyüyor akciğere atma olasılıgı var. bana hastalıgımla ilgili herhangi bir sey önerebilirmisiniz. agrılarım cok fazla oluyor ve bu da yasamımı etkiliyor. simdiden tesekkür ederim cevabınızı umutla bekliyorum.
Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve KEMİK Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir. Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Her Lokma en az 30 defa çiğnenmeli, doğru ÇİĞNEME den yutulan besinler mide başta olmak üzere diğer organlara zarar verir.Hücre merkezlerinde bulunan mitokondirininleri soba veya mini atom sentraline benzetebiliriz.Sobaya kalitesiz kömürü doldurursanız duman içinde kalırsınız ve aşırı artık madde (kül, duman, is) ortaya çıkar.Çiğnenmeyen besinlerde kalitesiz kömür gibi hücreler, hücre araları, bağ dokuları ve bütün organlarda artık madde (cüruf) yoğunlaşmasına sebep olur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.
Merhaba,
Ben 58 yaşında emekli veteriner hekimim, 1999 yılında aniden sol gözüm kapandı görmez oldu optik siniri besleyen damarın tıkandığı söylendi. daha sonra 2003 yılında bel fıtığı nedeniyle ameliyat gerektiği söylendi ve ameliyat sırasında narkozun etkisiyle olduğu söylenen bir beyin kanaması geçirdim ve ameliyattan sol tarafım felçli çıktım 9 yıl geçti halen sol tarafım aksak yürüyorum ve sol el ile kolumu kullanamıyorum Bütün bunların esas nedenini sonradan anladım. boynumdaki sol karotis interna tıkanmış. demekki 8-9 yıl önce oldukça daralşmışmış ve pıhtı atıyormuş.Gözüm kapandığında bunu anlasalardı keşke.Uzun zamandır kronik sinüzitim var ve baş ağrıları yapıyor. Ayrıca prostat sorunu başladı ve yeni başlayan hemoroid belirtileri var.bir de doktorlar şeker başlıyor dediler.
Hocam,, bu kadar problemi olan birisine yapacak bir şey bulmak zor olacaktır ancak damarlarım açılsa bütün hepsi düzelecek gibi geliyor.ya da vasiyetini hazırla bekle denebilir.. panax denedim, EDTA denedim son çare sizi buldum, sarımsaklı limonlu bir sıvı hazırlayıp içtim fakat çok kokuyordu zor içiliyordu.
Bana ne önerirsiniz. teşekkür ederim
GÖKÇEK İKSİR ALOEVERAJEL DAMAR ÇAYI HEMORAİT ÇAYI ALIÇFORTE SARIKANTRON FORTE KULLANINIZ 0212 621 21 65 DETAYLI BİLGİ İÇİN ULAŞABİLİRSİNİZ
Sizde görüşlerinizi ve sorularınızı belirtin. (Lütfen argo kullanmayın bu şekildeki yorumlar onaylanmamaktadır.)