aloeverajel şurup sarımsaklı limon suyu bitki karışımlı lahana suyu maydonozlu limon suyu zencefilli limon suyu epimedyumlu iktidar macunu

Gökçek Tentür

Gökçek Tentür Gökçek Tentür Sipariş Ver Merak ettiklerinizi sorun

Gökçek Tentür Gökçek İksirden farklı olarak birleşimide sarımsak yoktur ve Gökçek Tentür ilaç değildir.Limon suyu, ada çayı, maydanoz, sirke, sarımsak, karanfil, tarçın, zerdeçal, yara otu, zeytin yaprağı, kekik, altın başak otu, atkuyruğu otu, zencefilvs içerir.Kaliteli koyu renkli üzüm sirkesinden oluşan iksir mükemel bir curuf çözücü ve bağışıklı sistemini güçlendiricidir. Çünkü sağlıklı kişide veya sağlıklı gibi görünen kişide mutlaka mikrop ve curuf vardır.Mikroplar hakim duruma geçtiğinde hastalık ortaya çıkar, hastalık ortya çıkmadan müdahale etmekle ileride çıkabilecek rahatszılığı önlersiniz. Gökçek Tentür buzdolabında muhafaza edilmeli, kulanmadan önce mutlaka çalkalanmalı, tadını acı bulanlar (yaşılı ve çocuklar) bir bardak su veya portakal suyu ile karıştırarak içebilir. Hastalığın akut veya kronik oluşuna göre Gökçek Tentüründen günde 3-5 defa 2 çorba kaşığı 4-8 ay hatta daha uzun süre alınabilir.

Böylece bağırsaklarda oksijenli (areob) bölgeler çoğalır. Bağırsaklardaki faydalı bakteriler oksijenli ortamda yaşarken , patojen (hastalık yapıcı ) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler daha çok oksijensiz (anareob) ortamda yaşarlar. Sağlıklı bağırsakta faydali bakteriler düşünürsek vede bir nokta kadar bir alanda milyarlarca bakterinin yaşadığına göre, bağırsakların önemi anlaşılır. Sağlıksiz beslenme (aşırı hayvansal besin tüketme), aşırı siyahçay, kahve, alkol, ve sigara içme vede kimyasalilaç kulananlarda bağirsakflorasi bozulur (faydali bakteriler azalır ve mikroplar çoğalır).

Antibiyotik ilaçlarla iltihaplari önlemeye çalışırken, çoğu zaman içimize mini atombombaları atığımızın farkına varmayız. Kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler vücudumuzda, özeliklede bağırsaklarda faydalı, zararlı demeden herşeyi tahrip ederler. Kimyasal ilaçlardan her yıl Almanya’da 25 bin kişi ölüyor ve milyonlarcasıda hastalanıyor. Kimyasal ilaçlar ne kadar kısa süreli kulanılırsa zararıda o oranda az ve doğal ilaçlar ne kadar uzun süre kulanılırsa fazdasıda o oranda büyük olur. Özeliklede antibiyotiklerin yaptığı tahribatlar oldukca büyüktür ve adeta herbiri bir mini atom bombası gibidir. Herhangi bır ilaçı kulanmadan önce mutlaka yantesirlerin dikkat edilmelidir.

Bağırsaklara yerleşen patojen bakteriler ve mantarlar besin artıklarından zehirli gazlar (metan, etan, propan, butan hexan vb?), zehirli alkoller (metanol, etanol, propanol, butanol, pentanol vb?) ve biyojen aminler (örneğin histamin bu allerjiye sebep olur.) üretir. Bunlara ilavetten bağırsak içeriğinin pH?sı nötürleştiğinden NH4+ (Ammonyum) yerine NH3 (Amoniak) ortaya çıkar, bu ise diğer zehirli maddeler gibi positif veya negatif yüklü olmadığından onlar gibi kolayca kana karışır. Kandaki bu zehirli maddeler asidoza (kanın ve dokuların asitlenmesi) sebep olabilir, bu ise tehlikelidir.

Bu zehirli ve zararlı maddeleri arıtmak için karaciğer çok yoğun çalışmak zorunda kalır. Neticede karaciğer kendi asli görevi olan enzim, hormon ve gallikasit gibi bilinen 400 çeşit maddeyi salğılamakta zorlanır ve salğıladığı maddelerin kalitesi düşer. Buda besinlerin tam olarak sindirilememesi demektir. Bu durum başta sindirim organları: mide, pankreas ve bağırsaklar olmak üzere organları negatif etkiler. Büylece ortaya bir şeytan üçgeni oluşur ve kişi hiç beklemediği organlarında ağrılar ve iltihaplar vede hastalıklar ortaya çıkar.

Bir diğer önemli faktörde bağırsakflorasının bozulması sonucu, faydalı bakterilerin üretiği B12-Vitamini ve besinlerdeki B6 Vitamini ve folikasit oranında düşme olur. Aminosaitlerden methionin hücre yenilenmesi sırasında proteinların ana maddesidir. Methionin proteine dönüşürken artık madde olarak homocystein ortaya çıkar. Homocystını B6 ve B12-Vitamileri ile folikasit zararsız hale getirir. Bu vitaminlerin oranını düşmesi homocystein ornının artması demektir. Homocystein ise kalitesiz kolesterolu (LDL-Kolesterolu) oksitler. Oksitlenen kolesterol savunma sistemi tarafindan tehlikeli madde olarak alğılanır vede özelikle makrofaj tarafından yenir. Sürekli oksitlenmiş kolesterol yiyen makrofaj patlıyarak ölür ve ortaya sümüksü, süngerimsi ve yapışkan bir madde ortaya çıkar.

Uzmanlar buna kolesterol desede bu kolesterol olmayıp plak, curuf veya artık madde diye anılması gereken bir maddedir. Curuf (plak) başta damarların iç yüzeyi, bağ dokusu, hücre araları ve mukozaya (sümüksü içderi özeliklede bağırsak mukozası ) yapışır ve bir çok hastalığa sebep olur. Çare gökçek iksiriindir, Gökçek Tentür bağırsak içeriğini hafif asitli ortama çevirerek, buraya yerleşmiş olan mikropları (patojen bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler) yokeder.

Ortaya çıkan mikropları immün sisteminin savunma güçleri (Makrofaj, B-Hücreleri, T-Hücreleri vb.,) tanır ve onlara karşı bir taarruz (mücadelle) baÅŸlatır. Bu mücadele nedeniyle geçici olarak 1-2 hafta aÄŸrılarınız artabilir. Bu korkulacak bir durum deÄŸildir, aksine bağışıklık sisteminin etkisi dokulardan sökülen curuf, ,iltihap ve mikroplar nedeniyle tepki oluÅŸmasındadır. Bu korkulmaması gereken geçiçi bir durumdur. Hastalığın bu belirtisine Almanca ”Erste Verschlimmerung” , yani ilk kötüleÅŸme denir ve immün sisteminin hastalığı yoketmeye baÅŸladığına iÅŸarettir. Curuflar ve Bağırsaklar aynı bataklığa benzer, burayı kurutup güzel bir çiçek bahçesine çevirirseniz hastalıkların % 99’unu önlemiÅŸ olusunuz.

Aksi halde hastalıklardan kurtulmanın yolu yoktur. (Nhp 12.03.1722)
Bir diğer önemli faktör ise Mide mukazası aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.), soft içecekler (kola, fanta vb.) alkol, sigara ve kimyasal ilaçlar (asprin, penisilin, kortison, paracetamol vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mide iltihaplanması, mide mukazası iltihaplanması ) oluşur. Bu nedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar.

Pankreas amilaz, lipaz, tripsin ve chymotripsin gibi anzimler salğılar, amilaz nişastayı dextrin, ve maltoza, lipaz yağları yağasitleri ve gliserola tripsin proteini aminoasitlere vede chymotripsin proteinları aminoasitlere parçalıyarak ayırır. Böylece nişasta (polisakkaridler), protein ve yağlar parçalanarak absorbe edilecek halde gelir. Şayet pankreas tahrip olmuş ve yeterince enzim salgılıyamıyorsa incebağırsaklarda parçalanamayan protein ve yağlar kalınbağırsaklardaki bakteriler tarafından parçalanırki, buradaki yanlış parçalanma neticesinde proteinler aminoasitlere değil biojen aminlere (histamin..) ortaya çıkar.

Normal olarak böbreküstü bezeleri yeterince histamin üretir, enzim yetersizliği nedeni ile bağırsaklarda oluşan fazladan histamin ise damarları ve broşları büzer ve besinallerjisi ortaya çıkar. Pankreas ayrıca Na HCO3 (Sodyumhidrogenkarbonat) salğılar ve bu mideasidini hafif asit faza cevirir. Böylece (HCl+NaHCO3>NaCl+CO2+H2O) incebağısaklardaki sindirimi kolaylaşir. Pankreas rahatsızlıklarının belirtileri tıkanma, şişkinlik ve karınağrısı (kolik) gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkar ve bu çoğu kez bağırsak rahatsızlığı zannedilerek yanlış anlaşılır.

Şayet hayvansal besin maddeleri yiyince çay, kahve ve alkol içince kişi aşırı duyarlılık gösterip rahatsız oluyorsa, bu pankreas zafiyetine işarettir. Bu durumun devam etmesi bağırsaklarında rahatsızlanmasına sebep olur (Nhp 2.02.160). Pankreas zafiyeti nedeniyle incebağırsakta sindirim anormalikleri olur ve buda bağırsaklarda histamin oluşmasına neden olur ve bu nedenle ortaya çıkan allerjiye karşı antihistaminika yazmak yanlıştır.

Nasılki güvenlik güçleri gerektiğinde teröre karşı hava, kara, mit, özel tim ve jandarma gibi kuvvetlerini kulanarak imha ediyorsa. Şüphesi olan alsın kulansın, ama almadan önce kan tahlili yaptırsın, eğer etkisi olmadı derse ben ona aldığı ürünün 10 katını öderim. Doğru olmak şartı ile. Bazıları çıkıp buraya yazı yazıyorlar, ya insanları kandırma diye. Ben üç ürünün distribütörlüğünü yapıyorum. Gökçek İksirine ayıracağım zamanın yarısını ayırsam kat ve kat daha fazla para kazanırım. Ama Gökçek Tentür her türlü eksotik üründen 4-5 kat daha etkili iken ben neden çok çok daha pahalı olan ürünlerin tanıtımını yapayım.

Gökçek Tentürü günde 3 defa 2 yemek kaşığı yemekten önce alınmalırır. Şayet hastalık ağırsa günde 5 defa 2 yemek kaşığı alınabilir. Bazı hastaların bünyesi hassas olduğundan bu ağır gelebilir. O zaman dozajı günde 5 defa 1 yemek kaşığına indirmek gerekir. Yani günde günde kişi 5 defa 10-30 ml alabilir. Şayet bünyenize ağır gelmiyorsa 5 defa 30 ml, eğer ağır buluyorsanız 5 defa 10 ml almanız uygun olur. Tadı bebekler ve küçük çocuklar çok acı bulunursa portakal suyu ile alınabilir. Bebekler için günde 5 defa bir çay kaşığı küçük çocuklar için günde 5 defa 1 tatlı kaşığı uygundur.

Diğer başlıklar:

, , , , , , , ,

"Gökçek Tentür" için 12 yorum yapılmış (Sizde görüşlerinizi yazarak diğer ziyaretçilerimize fikir verebilirsiniz.)

  1. MUJGAN MUJGAN Åžubat 23rd, 2010 at 14:01

    Merhaba,
    Öncelikle hem faydalı bilgileriniz hem de güzel çalışmalarınız için teşekkür ederiz. Bende iltihablı romatizma, safra taşı ve ilaçların neden olduğu hoşimato troidi var. Bunlardan kurtulmam için bana ne tavsiye edersiniz.Ayrıca eşimde yüksek kolestrol ve gut hastalığı başlangıcı var. Bize yardımcı olursanız çok sevinirim.

    Şimdiden teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

  2. igokcek igokcek Mart 6th, 2010 at 12:50

    Müjgan hanım, İksir,Tonik ve Romatizma ve Troid çayı karışımı özel bir çay kullanmanız gerekir. ayrıca satış ofisimizden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.0212 621 21 65 – 66

  3. Enis Enis Eylül 24th, 2010 at 10:55

    Merhaba…

    Ben 2 ayrı doktora göründüm.Biri ter bezi bir diğeri ise kıl kökü iltahabı dediği bir hastalık ile mücadele ediyorum.
    Antibiyotik krem ve hap kullanıyorum ama
    daha bir tanesi geçmeden bir diğeri çıkıyor
    koltukaltımda. Lütfen önerilerinizi bekliyorum.

  4. igokcek igokcek Ekim 9th, 2010 at 11:56

    Geçmiş olsun iksir,tonik,ozon yağı ve enfeksiyon çayı birde damar çayı kullanmanız gerekir.Faydasını görürsünüz zaten.

  5. bb35_izmir bb35_izmir Aralık 7th, 2011 at 15:52

    Merhaba, kasıklarımda et beni sayısı hızla artıyor ve cinsel organıma sıçramış durumda. Henüz organımın tepe noktasında yok ancak sanırım oraya doğru ilerliyor. Etek traşı bölgesi olduğu için her banya dan sonra kesikler sebeiyle kanama oluyor. Bu yüzden mi çoğalıyor, ne önerirsiniz.

  6. igokcek igokcek Aralık 7th, 2011 at 16:21

    Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve enf Çayı hariçi olaraktan çay ağacı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Düşük tansiyonu olanlar için Gökçek İksir yerine Cemre İksir ve Cemre Tonik yerine Gökçek Tonik kullanmak gerekir.Aloevera jel, iksir, tentür, tonik ve diyet’e içmeden önce ılık su katılabilir.

  7. bb35_izmir bb35_izmir Aralık 7th, 2011 at 18:56

    Sayın Gökçek tekrar merhaba,

    Yukardaki durumuma ilave olarak kalp kapakçığı hastası olduğumu ve yüksek tansiyonum da olduğunu söylemem gerekiyor sanırım.

    Tüm bu durumları göz önünde bulundurduğunuzda lütfen hangi ürünlerden ne kadar almam ve ne kadar süreyle kullanmam gerektiği hakkında bilgi verirmisiniz? Doğru sipariş vermem için.
    ( Gökçe iksiri dahil olmak üzere ürünlerin birden fazla çeşidi var gördüğüm kadarıyla.)
    Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

  8. igokcek igokcek Aralık 12th, 2011 at 14:56

    Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve yogurt otu Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Düşük tansiyonu olanlar için Gökçek İksir yerine Cemre İksir ve Cemre Tonik yerine Gökçek Tonik kullanmak gerekir.Aloevera jel, iksir, tentür, tonik ve diyet’e içmeden önce ılık su katılabilir.

  9. ali ali Aralık 21st, 2011 at 21:39

    sayın gökçek merhaba
    bende safara taşı (1cm) var. karaciğer yağlanması var. ne önerirsiniz. safara kesei kanalından 1cm lik taş düşermi kolay gelsin

  10. igokcek igokcek Aralık 22nd, 2011 at 13:59

    SAFRA TAŞI İÇİN İNGİLİZ TUZU KARACİĞER YAĞLANMASI İÇİN GÖKÇEK İKSİR AOLEVERA JEL KARACİĞER ÇAYI DAMAR ÇAYI KULLANINIZ 0212 621 21 21 65 /66

  11. ramazan aslan ramazan aslan Aralık 22nd, 2011 at 22:03

    selam hocam size sorum bende 13 senedir panik atak anksiyete var ve ılac kullanıyorum paxil 20mg gece yatarken bır adet.ayrıca 14-9 gıbde seyreden bır tansıyon yukselmem var bazende 14-10 oluyo kolestrol yükselıgıde var bana ne önerebılırsınız misal önerecegınız ürünle ılac etkılesıme gırermı bır zararı olurmu bıde kalıcımı duzelıyo rahatsızlıklar yoksa bellı bır sure sonra sıkayetler devam edıyomu saygılar tesekkurler……

  12. igokcek igokcek Aralık 23rd, 2011 at 17:20

    GÖKÇEK İKSİR GÖKÇEK ALOEVERA JEL PANİK ATAK ÇAYI DAMAR ÇAYI KULLANINIZ 0212 621 21 65 /66 NUMARALARDAN BİZE ULAŞABİLİRSİNİZ

Sizde görüşlerinizi ve sorularınızı belirtin. (Lütfen argo kullanmayın bu şekildeki yorumlar onaylanmamaktadır.)


 

Bir daha gösterme
Adınız ve Soyadınız Email adresiniz Telefon numaranız