aloeverajel şurup sarımsaklı limon suyu bitki karışımlı lahana suyu maydonozlu limon suyu zencefilli limon suyu epimedyumlu iktidar macunu

Et Peynir Şeker

Et ve Peynir asitlenmeye sebep olur, özeliklede asla peynir yenmemelidir.

Et ve Peynir Masalı, Beyaz Un vede Beyaz Şeker Tehlikesi:

Peynir: Halkarasında peynirin kalsiyum için çok çok önemli olduğu söylenir ve hatta doktorlar kemik erimesine karşı bol bol peynir yenmesini tavsiye ederler. Ve bol peynir yenince kemiklerdeki kalsiyum oranının artacağı idddea edilir.Et ve peynir yiyince Hücrelerdeki metabolik değişimler sırasında aşırı asit oluşur, bu asidi atmak için aşırı kalsiyuma ihtiyaç duyulur. Ve böylece aşırı asitle birlikte kalsiyumda dışarı atılır. Yani peynir yiyince kalsiyum alınır ama alınandan çok daha fazlası, peynirin sebep olduğu asitlenme nedeniyle dışarı atılır. Vücudumuzdaki asit-baz dengesinin sürekli dengede olması gerekir asidin aşırı artması demek komaya girmek demektir ve sonu ölümdür, bu nedenle küçük beyin oksijen alımını yavaşlatır.

Oksijenin azalması yorğunluk, haksizlik, dermansızlık, güçsüzlük gibi problemlerin ortaya çıkması demektir. Vücudumuzdaki asit-baz dengesi sürekli dengede tutulur. ADB’de yapılan bir araştırmada hayvansal besin alanların idrarında yüksek oranda asit ve kalsiyum tesbit edilmiştir. Osteoporoz’un (kemik erimesi) sebebi kalsiyum yetersizlıği değil kalsiyum kayıbı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlede hayvansal besin alanların idrarında yüksek oranda asit ve kalsiyum tesbit edilmiş ve sebze ve meyve yiyenlerde ise daha az kalsiyum kayıbı olduğu görülmüştür. Böylece peynir yersen kemiklerin sağlamlaşır masalı sona ermiştir. (Wolfgang Spiller, Ehk. 10.2002.713) Asidi nötürleştirmek için aşırı oksijen harçanmaktadır, bu nedenle vücudun diğer organların oksijeni azaldığından, organların foksiyonları azaltmakta ve kişide yorğunluk, halsizlik, dermansızlık, uyuşukluk ve uyku hali belirmektedir.

ABD’den McDougall Kadınlar için Program’ın (McDougall Program for Women) müdürü Dr. John McDougall hayvansal proteinın kemik erimesine neden olduğunu yaptığı araştırmalarla ispatlamıştır. ABD dünyada en çok süt ve süt mamüleri tüketen ülke ve yine kemik erimesi en yüksek olan olduğunu belgelemiştir. Öreneğin 100 gr. lahana sütten 2 kat daha fazla kalsiyum içermektedir. Rezen ve prokoli ise süt kadar kalsiyum içermektedir. Lahanadaki kalsiyumun % 50-100′ü değerlendirilirken. Sütteki kalsiyumun % 40-64′ değerlendirilmektedir. Süt, peynir, et ve et mamüleri ile alınan kalsiyum’dan 2 kat daha fazla kalsiyum idrarla dışarı atılmaktadır, çünkü asidi nötürleştirmek için başta kalsiyum, magnesium, potasyum sodyum ve pksijen asit birleşmekte ve dışarı atılmaktadır. Çok az süt ve süt mamüleri tüketen Çinde ise ostoporz (kemik erimesi) çok az görülmektedir. Tabii hayvansal proteinlardan uzak durmak gerekir. (Nhp 10.2006.1416)

Et, Peynir ve mamülleri sebep olduğu ikinci önmeli tehlike ise vücutta iltihaplanamaya sebep olmasıdır. Et ve Peynir kan ve dokularda asitlenmeye sebep olur ve asitli ortamada immün sistemi faliyetini azaltırken, çünkü yeterince oksijen alamazlar vede bakteri, virüs ve mantarlar daha hızklı çoğalmaya başlar. Kanın PH-değeri 7,4′dür ve bunun sürekli korunması gerekir. Et, Peynir ve etmamüleri vücudumuzdaki H+ (hidrojen) ve C+ (karbon) iyonlarının yükselmesine neden olur. Bunu nötüleştirmek için O2- (oksijen) iyonları gerekir ve O2- iyonlari ile birlikte H2CO3 (karbonikasit) ortaya çıkar. Buda H2O (su) idraryoları ile CO2 (karbondioksit) nefesyolları ile dışarı atılır. Et Peynir ve etmamülleri H2CO3’nin aşırı yükselmesine sebep, buda kanın asitlenmesi demekdir ve bu büyük tehlikedir. Asitlenmeyi durdurmak için küçük beyin akçiğere O2- alımını yavaşlatmayı emreder, O2-alımının yavaşlaması ile birlikte beslenemeyen hücreler nedeniyle kişi hemen yorulur, dermansızlaşır ve güçsüzleşir..

Uyumakla yorğunluk geçmez, günde 10 saat uyusanız yine kendinizi yorğun hissedersiniz, çünkü et ve peynir vücuttaki asiti aşırı yükseltir ve bu asidin nötürleştirilerek asit-baz dengesinin normala dönmesi çok zaman alır. Ve oksijen asidi nötürleştirmek için harcandığından yorğunluk, halsizlik ve dermansızlık uzun sürer. Özeliklede akşamları et ve peynir yenirse bir gün sonra yorğunluktan kendinize gelmeniz çok zaman alır. Bu nedenle en fazla haftada iki gun et ve mamüleri yenmelidir. Fakat asla peynir yenmemelidir.Peynir asala yenememelidir, çünkü iltihaplanmaya sebep olur.

Peynirle ilgili üçüncü önemli tehlike ise Tyramin isimli bir madde içerir ve bu madde normal olarak monoaminooksidaz tarafından yok edilir. Depresyon ilaçıları Tranylcypromin içerir ve bu maddede monoaminooksidazı frenler.Böylece Peynirin içinde olan Tyramin vücutta yoğunlaşır ve buda yüksek tansiyona neden olur. Depresyon ilaçı alan hastaların bu nedenle kesinlikle peynir yememeleri gerekir. Bu tyamin suçuk salam gibi besin maddelerindede bulunur. (NH 10.2000.6)

Et: Yüksek tansiyon asıl nedeni aşırı hayvansal besin özelikle de et ve et manüleri tüketme sonucu bağırsaklarda ortaya çıkan „Metihionin“ aminoasidinin B6,B12- vitaminleri tarafindan elimine edilememesi neticesinde ortaya çıkan „Homocystein“dır. Homocystein LDL-Kolesterolunu (zararlı Kolesterol) oksitlemesi sonucu. LDL-Kolesterolu makrofajlar (bakterileri yiyerk yok eden savunma hücreleri) tarafindan yabanci madde (zararli bakteri veya virus) diye alğılanmasına sebep olur. Makrofaj LDL-Kolesterolunu yiyerek yok etmeye çalışır ve böylece süngerimsi artık maddeler oluşur ve bunlarda damarların iç yüzeyine yığılarak damar sertliğine neden olurlar. Damar sertliği başta beyin kanaması, kalp krizi ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli hastalıklara sebep olur.

Beyaz Un: Karbonhidratlı besinlerde sağlığa zararlıdır vede şişmanlığa neden olurlar. Burada yağlı besinleri anladıkta karbonhidratlı besinler neden şişmanlığa sebep oluyor diye bir soru akla gelebilir. Karbonhidratlı besinler deyince lifli (sebzeler meyveler) besinler değil, nişastalı besinleri özeliklede kepeksiz un’dan yapılan yiyecekleri kastetmekteyiz. Nişasta bir polisakkarid olup bağırsaklarda disakkaride ve kanda glikoza dönüştürülür. İnsan vücudu glikozu yağa çevirebilmektedir, bunlarsa ekmek, makarna, şeker, tatlılar ve diğer tahıl ürünlerininde oldukca bol vardır. Kanda fazladan bulunan glikoz ileride kulanılmak için yağa dönüştürülerek depolanır. Bu nedenle et, peynir ve yumurta gibi hayvansal besin yemeyenlerde şişmanlarlar ve hatta daha şişman olurlar, çünkü hayvansal besinler aynı zamanda proteinda içerirken nişastalı besinler hemen hemen yok denecek kadar protein içerirler.

Beyaz Şeker:
Şekerin kulanılması ise çok yenidir. Şekerin doğalı, yani birleşiminde vitamin mineral ve enzim içerdiğinden zararı pek yoktur. Örenğin eskiden kulanılan Turhal şekeri veya esmer şeker normaldir. Eskiden tatlandırıcı olarak bal ve pekmez kulanılırdı. Şeker pancarından elde edilen şeker ilk zamanlar doğal iken sürekli yeni metotların geliştirilmesi ile şimdi beyaz şeker hiç vitamin mineral, enzim ve amino asit içermez ve en önemli kısmı hayvan yemi yapımında kulanılır. Buda kandaki şekerin aniden yükelmesine sebep olur, çünkü vitamin, mineral, enzim, ve amino asit içermediğinden hızlı geçiş olur. Şeker kanda yükselirken bu şekeri hücreye taşıyacak olan insulini yeterince salğılanaması nedeniyle zamanla şeker hastalığı ortaya çıkabilir. Bu nedenle doğal şeker kulanılmalıdır.

Dünyada en sağlıksız beslenen millet malesef Türk Milletidir. 84 milletten insanın çalıştığı havaalanında bir firmada çalışıyorum. Asyalılar pirinç, deniz ürünleri, sebze ve meyve, Avrupalılar patates, lahana, meyve, sebze ve hayvansal ürünler, Afrikalılar sebze, meyve, tahıl ağrılılı beslenirken. Dünyada sadece Türklerin varlıklı olanları hastalık derecesinde hayvansal besinlerden: et, peynir, yumurta ve kepeksiz un mamülleri (kepeksiz unda mineral, vitamin, enzim bulunmaz ve kişinin bağırsaklarına yapışır, geniş bilgi için buğdaya bak) vede alkol, fanta ve kola türketiyorlar.

Ne oldu güzelim Türk Mutfağına: Eskiden yani Türklerin atası Hz.İbrahim’den (Hz. İbrahim Sümerli ve Sümerler Türktür ve Sümerler hayvancılık ve zirratle uğraşmışlar ve sulu yemekler yapmışlardır.) bugüne kadar uzanan mutfak kültürümüz gitmiş, yerine Kahvaltı sofraları, yani peynir, sucuk salam ve sosis, börek salonları ve pastaneler her tarafa yayılmış yani peynirli, kıymalı ve kuşbaşılı börekler, çörekler, pastalar, kekler ve çikolatalar. Yani Türk mutfağı çok sağlıksız bir şekil almış. Bundan 29 yıl önce yani ben Türkiye’de iken börek salonu, kahvaltı salonu ve pastane yok denecek kadar azdı. Dünyada kendi kültür değerlerini böylesine terkeden başka bir millet var mı? Hayır yok. Bir millet binlerce yıllık tecrübelerin birikimi ile değerler oluşturur ve onunla yaşar. Kahvaltı, börek, pasta ve çikolata ile vede kola gibi talı ve asitli içecekler asitlenmeye sebep olan siyah çay ve kahve ile hergün yavaş yavaş zehirleniyoruz.

Hayvansal ve hamurlu besleneme nedeniyle sürekli yağlanam oluşur, başta damarlar olmak üzere organlar yağlanır. Bağırsaklarda mantarlar ve bakteriler artar, besinlerdeki vitamin, mineral, enzim, glikoz ve aminoasitler değerlendirilemez. Böylece hücreler beslenemez, vücut kendini yenilemek için protein oluşturmakta zorlanır. Birde bütün bunlara ilavetten kimyasal ilaç, özeliklede antibiyotik kulanılırsa bağırsak florası tahrip olur ve bağırsaklardaki zararlı bakteri ve mantarlar çoğalır. Bu mantar ve patolojik bakterilerin ürettiği toksik maddeler kana geçer ve bir çok hastalığı tetikler. Buda bile bile ölüme koşmaktır. Avrupadaki Türkler özelikle çok sağlıksız besleniyor ve sürekli hayvansal besin tüketiyorlar. Türk Milletinin geleceği bu gidişle pek parlak değil. Osmanılı yani dedelerimiz akşamları hayvansal besin yemezlerdi ve en fazla haftada 2 defa et yerlerdi, çok yüksek bir beslenme kültürüne sahiptiler. Hiç et yememekte iyi değil çünkü et hücre yenilenmesinde çok önmeli rol oynar. Yani sünnette uyarlardı. İslam’dan uzaklaşan bizler, batıya yaklaştıkca ilkeleştik. Sağlığını düşünen kişinin bol sebze, meyve ve balık tüketmesi gerek.

Almanyada alkol nedeniyle kısırlaşma 50 yıl öncesine göre % 50 armıştır ve Almanyada 100 yakın sperm bankası var. Yani çocuk sahibi olmak isteyen tanımadığı bir erkeğin sperması ile hamile kalıyor. Bizde koskoca devlet adamlar sanki çok üyük bir marifetmiş gibi her vesilede ellerinde bir kadeh tokuştur babam tokuştur. Bu devlet adamları bizim bilmediğimiz gizli güçlere mi hizmet ediyorlar. Ben 28 senedir Almanyadayım devlet adamları mümkün oldukca kadehlerle ve sigara ile medyanın önüne çıkmamaya çalışırlar, yani kötü örnek olmazlar.

1-) Bir tanıdığım çocukları ve beyi için yemekler yaparken kendisi sürekli peynir ekmek yiyordu. Ben ona bunun yanlış olduğunu söylediysemde, alışkanlık ve çok seviyorum abi dedi. Evet çok seviyordu peynir ve ekmek bir tarafa diğer yemekler diğer tarafa diyordu. Sonra mide rahatsızlığından hastaneye yattığını duydum. Hastanede yapılan muyenelerde mide kanserine yakalanadığı anlaşılmış ve onkolojiye gönderilmiş. Doktorları kanserin rahimde sıçradığını söylemişler. Mide ve rahim amaliyadan sonra iyi oldu dediler. Arada 3 hafta geçinde yine kötüleşmiş ve yeniden hastaneye yatmış yapılan araştırmalarda kemik kanserine yakalandığı ve artık bünyesi çok zayıf olduğundan amaliyatta olamadı ve bu arada kemoterapi ve ışın tedavisi gördü. Bu haldeyken bile hastanede peynir yemesi gerektiği ve peynirin kemikleri güçlendirdiği söylendiğinden kadıncağız peynire devam etti. Sonrası malum 70 kg gelen kadıncağız 35 kg kadar indi ve hakkın rahmetine kavuştu.

2-) İsmail bey bana gelerek doktorunun bağırsaklarının aşırı yağlandığını ve kolesterolunun yükseldiğini doktorunun et ve et mamülleri yememesini söylediğini söyledi. Ve bende mucizevi bir ilaç istedi. Bende ona mucize yok et, peynir, yumurta ve mamüllerini yemiyeceksin dedim. Bana et’ten vazgeçemem, atın ölümü arpadan olsun dedi. Ve İsmail bey 6 ay sonra 41 yaşında öldü ve geride 4 gözü yaşlı çocuk bıraktı.

3-) Hakan beyle ne zaman konuşsam yemeden içmeden bahsediyor ve şurada piknik yapalım, şuranın kuzusu iyi buranın tavuğu iyi diyordu. Yani vatandaşla sağlıklı bir konuşma mümkün değildi. Oda bizim konuşmamızdan rahatsız oluyor ve sizin işinizde vatan, millet, sakarya diyordu. Ve bu tanıdık 44 yaşında kalp krizinden öldü ve geride üç çocuk bıraktı.

4-) Selami beyle ne zaman sohbet etsek yaptığı seyahatlerden ve yediği yemeklerden, özeliklede etli yemeklerden bahsediyordu. Beyin kanaması geçirdi, beyin amaliyatından sonra 3 ay hastanede kaldı ve 1 yılda çalışamadı, şimdi halla sağlıklı sayılmaz ve arada bir yine istirahatte ayrılıyor.

5-) Hasan abi boğazına pek düşkün bir insan oda hayvansal besinlerden, sucuk, salam ve peyniri çok seviyor. Kalp krizi geçirdi, baypas oldu. Aylarca hasatanede kaldı şimdide eski sağlığına kavuşmadığından arada bir işe gidiyor ve çoğunlukla istirahatte.

6-) Mehmet Efendi 40 yaşında ve aktif spor yapan bir şahıstı ama kalp krizinden vefat etti, sebebi aşırı hayvansal besin. Allah rahmet etsin

İçecekler:
Beslenme deyince akla genelikle yiyecekler gelir oysa içeceklerde çok çok önemlidir, çünkü içecekler bütün sindirim sistemini altüst edebilir. Siyah çaydan uzun süre ve aşırı miktarda içilirse bağırsakları kurutur ve sindirimini bozar geniş bilgi için çaya bak. Kahvede aynı şekilde uzun süre ve aşırı miktarda içildiğinde başta gastrit olmak üzere birçok rahatsızlığa neden olabilir geniş bilgi için kahveye bak.

Asitli içecekler (Kola vb.,) ise kanın ve dokuları asit-baz dengesini bozarak asidoza sebep olur vede içerdikler asırı miktardakı şeker nedeniyle kemikleri erıtırve sindirimi zayıflatırla (Geniş bilgi için kola ve asidosa bak).Doktorlarin çoğu çok su içilmesini tavsiye ederler, oysa fazla su içilince böbrekler vücuttaki fazla sıvıyı atmak için böbrek hücrelerindeki (nefro, nephron) tübüler kanaları genişler ve idrarla birlikte aşır miktarda vitamin, mineral, glukoz ve protein gibi önemli maddelerde dışarı atılır.
Azalan bu madderini yeniden temini için mide hücreleri (sensorlar, sensory) beyine açlık duygusunu uyarıcı sinyaller gönderir. Böylece kişi aşırı yemek yemeye başlar, aşırı yemek yiyen kişide sağlıklı sindirim olmadığından vücudunda aşırı miktarda cüruf (besi madderinin parçalanarak molekülere ayrılması sonucu ortaza çıkan artık maddeler) meydana gelir. Cürufun atılması kişide aşırı yorğunluk, dermansızlık ve bitkinliğe sebep olur. Yani çok içmek çok yemeğe ve çok yemekde çok uyumaya sebep olur, neticede kişide dermansızlık, halsizlik ve bitkinlik hasıl olur. Tabiki özelikle yaz aylarında hararete karşı fazla su içilmesi gerekir, günde 2-3 litre saf ve sade su gerekebilir. Asitli sularda zararlıdır, çünkü vücudun asit-baz denğesini bozar.

Yiyecekler:
Imami Buhari:
1-) “Sofradan ekmek eksik etmemek gerekir” buyurmuştur ve Peygamber efendimizde elenmiş undan yapılan ekmeği yememiştir. Kepekli undan yapılan ekmek ise B1, B2, B3, E-Vitaminleri ve ß-Karotin (Provitamin A) vitaminleri ile, bakır, mangen, magnesiyum, fosfat, demir ve çinko içerir.
Lifli besineler (kepekli un, keten, yulaf ezmesi (yulafa bak), meyve ve sebze) safra asidini kendine bağlar ve böylece safra dışkı ile dışarı atılır. Eksilen safrayı karşılamak için kandaki kolesterol karaciğere taşınır ve safra asidi yapımında kulanılır. Böylece kanadaki kolesterol azalır. Lifli besinler kalın bağırsakalrda bakteriler tarafından küçük zincirli yağasitlerine bölünür. Bu küçük zincirli yağasitleri (asetat, propionat ve butirat) kolesterolun oluşmasını önle. Buda kolesterolun kandaki seviyesini düşürürür. Kandaki yağın azalması ve sertliğin önlenmesi ile hücrelere gerekli olan besleyici maddeler taşınır ve böylece kişinin enerjisi artar ve sağlığına kavuşur.

Oysa günümüzde beyaz undan yapılan ekmek ve makarnada ne vitaminler nede minaraller mevcuttur. O halde Türkler avitaminoz (vitaminyetersizligi) ve mineralyetersizligi ve proteinyetersizligi çeken bir milletir (geniş bilgi buğdaya bak). Almanyada 272 çeşit ekmektürü üretilmektedir ve bunun büyük çoğulğunuda kepekli ekmekler oluşturur. O halde kepekliun mamuleri özeliklede kepekli ekmek yemek şartır.

Hz. Ali:
2-) “Kim 40 gün et yemez ise ahlakı kötüleşir (huysuz olur), kim de hiç ara vermeden 40 gün et yerse kalbi kararır” buyurmuştur. Neden derseniz kolesterolu hayvansal besinlerden alırız. Birçok hormonun anamaddesini kolesterol oluşturur ve bu kolesterolün azalması kişide hormon denğelerinin bozulmasına neden olur vede aşırı et yiyincede kişide dermansızlık, halsizlik, yağlanma, damartsertliği vb. rahatsizliklara ortaya çıkar. (genis bilgi için Hastalıklarda Bağırsakflorasına bak)

ABD’li A.Flecher 1890′da yakalandığı hastalıkları tibbi ilaçlarla vede tıbbı tedavilerle iyileşemez, ve tekerlekli sandelyeye mahkum olur, ailesi onu terkeder, işinden olur. Bir tanıdığı yavas ye, her lokmayi 50 defa çiğne o zaman zaten fazla yiyemesin ve erken doyarsın, yediklerini hazmedersin der. Oda bunu tatbik eder. A. Flecher 6 ay sonra tekerlekli sandelyeden kurtulur, bir yil sonrada işine geri döner ve ailesi ile barışarak yeniden evlenir. Hertülü hastalığın sebebi hızlı yemek, çok yemek vede aşırı hayvansal besin tüketmektir. Bunlar Bağırsakflorasını bozar.

Bozulan dengeler nedeniyle faydalı bakteriler azalır, zararlı bakteriler, tehlikeli mantarlar ve viruslar devreye girer ve beklenmedik hastalıklar ortaya çıkar. (Geniş bilgi için Hastalıklarda Bağırsakflorasına ve Mantarlara bak). Hayvansalbesinlerin, özeliklede et ve et manüllerinin haftada en fazla iki defa tüketilmesi gerekir. Oysa Türk mutfağında etsiz yemek bulmak adeta imkansızdır. Antalyaya izine gittiğimde etsiz yemek sorunca, garsonlar şöyle garipca bakıyorlar. Oysa hem avrupada hemde asyada etsiz yemek gayet normaldir. Yemek ve kahvaltıdan önce iki bardak su içmekte kişide erken doymuşluk hisis uyandırır ve aşırı yemek yemesini önler.

Cafer es-Sadik (RH):
3-) “Kim malının ve evladının çok olmasını isterse , sebze yemeye devam etsin” der. Neden çünkü sebzeler; vitaminler, mineraller vede liflimaddeler içerir. Liflimaddeler selüloz türü maddeler olup bunlar; bir bağırsaklardaki faydalı bakterilerin besinidir, iki liflibesinler bağırsak perstaliğini (motorik hareketler) harakete geçirir ve böylece bağırsak içeriğinin bağırsaklardaki transit süreci hızlanır ve kişi zamaninda defi hacetini yapar. Zamanında yapılmayan defi hacet bağırsaklarda kokuşmaya sebep olur. Buda bağırsaklardaki patojen ( hastalık yapıcı bakterlerin ve mantarların azması demektir. Bu nedenle bağırsakları çalıştıran sebzeler beslenme için çok önemlidir.

4-) Peygamberimiz “Ey Ali yemeğine tuzla başla çünkü içinde cüzzam, frengi, karınağrısı, ruhsal ve sinirsel hastalıklarından bulunduğu 70 hastalığı iyileştirir” buyurmuştur. Neden çünkü tuz kimyasal olarak Soydumklorid adı ile anılan tuzu alınca ortaya (2 NaCl+H2O+2NaOH+HCl+1/2Cl2) çok sert bir asit, çok sert bir bazik madde ve klor gazı ortaya çıkar.

a-) Mideasidi de tuzasidi (tuz ruhu, HCl) olup, buda Mideasidinin kalitesini artırır.
b-) Sodyum özeliklede böbrekler için çok hayati öneme sahiptir.
c-) Klor gazi ise eskiden Ankaranın suyu sürekli klorlanırdı, çünkü klor zararli bakterileri yokeder.
d-) Tuzsuyu çeker derler doğrudur. Beynin çalışmasında bu tuza çok bağlıdır.
e-) Tuzun tansiyonu yükseltiğine dair söylentiler ise Bonn universitesi tarafindan yapılan bir araştırmalarla yalanlanmıştır.

Tansiyonun asıl sebebi aşırı hayvansal besinler ve hamurlu yiyecekler, özeliklede beyaz un mamuleri, et, peynir ve yumurtayı sayabiliriz. Beyaz un vitamin ve mineral içermez ve bağırsaklarda disakkaride dönüştürülen nişasta kanda glikoza (glükoza) dönüştürülür ve şayet enerjiye dönüşmüyecek kadar çoksa yağa dönüştürülerek depolanır. Bu nedenle hamurlu besinlerde et gibi şişmalığa sebep olur. Tuz ile ilgili geniş bilgi için Tuz Masalına bak.

Şişman kişiler uyuynca rahat uyuyamaz çünkü organları sıkışır özeliklede böbrekler, akçiğerler,mesane ve sindirim organları sıkışır. Böylece akşamları çok yemek yiyincede, horlama, ağızdan su akması, kötü rüyalar görerek rahatsız olma ve dinlenmeden tekrar uyanma gibi durumlar ortaya çıkar. Bundan yıllar önce ev doktoruna gittim ve kanımdaki HOMOCYSTEIN oranın tesbitedilmesini ricaettim. Doktor böyle birşeyden haberinin olmadığını ve ilk defa duyduğunu söyledi ve yanında çalışan hemşirelere sordu onlarda bizde bilmiyoruz dediler. Sizde merak edip sorarsanız zannederim aynı şekilde tuaf karşılanırsınz.

Günümüzde beslenme ve sağlıklı yaşamada gayri müslimer sanki sünete uyuyorlarmışda müslüman olduğunu iddia eden bizlerse gayri müslimler gibi yaşıyoruz. Kilolu papazı çok zor görürsünüz, ama TV’lerdeki mevlit kandilerine bir bakın buradaki hocalar ve mevlithanlar sanki sumo güreşcisi gibiler, bunların ayet ve hadisten haberdar olmadıklarına inanmak isterdim. Avrupadaki Türkler için gelen dinadamalarının dinadına yaptıkları pek birşey yok, varsa yoksa yemek, içmek ve gezmek, sanki buraya tatile gelmişler. Bir Hocalar Papazların günlük çalışmasının % 10′nu bile yapmıyorlar. Sonrada yeni yetişen nesil Almanlaşıyor, Fransızlaşıyor, İngilizleşiyor vs, diye edişeleniyoruz. Peygamber efendimiz „Allahin en nefret ettiği kişiler; çok uyuyan, çok yiyen ve çok içen kimselerdir“ buyurmuştur. Bunuda en çok hacı, hoca diye anılan insanlarda görmekteyiz. Gerçek dinadamıda var mı? Evet var ama sadece % 1 belki.

Alıntı:
Açıklama: Hayvansal besinler damarların iç yüzeyinde (mukazasında) plaklar olşmasına (yağlanmasına) neden olur. Damarların yağlanarak sertleşmesi yüksek tansiyona sebep olur. Damarlar yaşalandıkca beyin, kalp, penis ve vajinaya yeterince kan gitmemesi demektir. Buda felç, kalpkrizi, rekeklerde iktidarsızlık ve kadınlarda cinsel isteksizliğe sebep olur. Hayvansal besinleri azaltmak, hatta peyniri asla yememek gerekir. (http://www.bitkiseltedavi.com/defau…?sayfa=etpeynir )


, , , ,

"Et Peynir Şeker" için 41 yorum yapılmış (Sizde görüşlerinizi yazarak diğer ziyaretçilerimize fikir verebilirsiniz.)

  1. üzgün üzgün Ağustos 29th, 2008 at 11:21

    maalesef şu anda annem faranjit ve bu bilgiler için size çok teşekkür ediyorum bu konuda bilgilendim artık anneme ona göre bakacağım

  2. igokcek igokcek Eylül 4th, 2008 at 16:34

    Faranjitse o zamn bağırsaklarında çok yoğun mantar var demektir.Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kullanması gerekir.

  3. erhan erhan Eylül 13th, 2008 at 02:46

    ev akarlarına karşı alerjisi olan 5 yaşında bir çocuğum var, gökçek iksiri fayda edermi ? teşekkürler.

  4. igokcek igokcek Eylül 17th, 2008 at 07:48

    Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kullanması gerekir.Bağırsaklarına mantar yerleşmiş. http://www.dogaltedavi.net/tecrubeler-c/4137-alerji-her-tur-alerji.html

  5. Emine Emine Eylül 17th, 2008 at 13:18

    Ben kendimi sürekli halsiz hissediyorum..Ve 3-4 gün süren bai ağrılarım oluyor.Başımın sadece tek tarafı ağrıyor.Bu dönem dönem sağ ve sol olarak değişiyor.Çok geç yatmama rağmen uykumu alamıyorum.Geç saatte yemek yemiyorum.Hiç enerjik hissetmiyorum kendimi.Özel hastanede kan testleri yaptırdım.Hepsi normal çıktı.Son 2 haftadır da iştahsızlık var.Bilgisayar başında çalışıyorum.Ve gözlerim de çok yoruluyor.Acaba ne önerirsiniz.

  6. igokcek igokcek Eylül 18th, 2008 at 08:31

    http://www.dogaltedavi.net/tecrubeler-c/3671-bagirsak-mantarlari.html#post8148 Halsizlik ve yorğunluğun iki sebebi olabilir.Mide ve bağırsakalrda mantar ve zararlı bakteri varsa bunların üretiği toksik madde nedeniylebağışıklık sistemi mücadele edemz ve böyle bir problem ortaya çıkar veya EBV vardır o zamanda bağışıklık sistemi sürekli mücadele ettiğinde kronik yorğunluk gözükür.Mantar ve bakteri var ise Gökçek Tonik, virüs ve bakteri var ise Gökçek İksir gerekir.Gökçek İksir ve Gökçek Tonikle iyileşirsiniz.

  7. leyla leyla Eylül 21st, 2008 at 19:36

    kronik gastrit ve reflüm var ilaç kullanmama rağmen geçmiyor sürekli midem bulanıyor bana öneriniz ne olabilir?

  8. igokcek igokcek Eylül 23rd, 2008 at 08:35

    Gastrit ve reflüye karşı Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kullanmanız gerekir.

  9. gonulalgan gonulalgan Kasım 19th, 2008 at 13:04

    myelodisplastiksendromu ile ilgili( mds) bilgi ve tedavi sekli ogrenmek istiyorum

  10. igokcek igokcek Kasım 22nd, 2008 at 11:56

    Rahatsızlığınızla ilgili bir çalışma yapamadı, bu rahatszılığa karşı boyotu tohumunun çorbası, Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve kan çayı ve çörekotu yağı ve bal iyi gelebilir.Arayın görüşelim.

  11. murat aydin murat aydin Aralık 20th, 2008 at 16:02

    merhaba ibrahim hocam ben 17 yaşındayım 3 hafta önce bende çok ağır bir şekilde öksürme başladı.. öksürük azaldıktan sonra kendiliğinden KUYRUK SOKUMU ağrısı ortaya çıktı.Ben araştırdım kuyruk sokumu ağrısının zorlanmalardan da çıkabileceğini öğrendim.sizin sitenize girdim gökçek iksirin ne olduğunu araştırdım..acaba gökçek iksir KUYRUK SOKUMU ağrımı yok eder mi?Cevaplandırırsanız çok mutlu olurum..saygılar

  12. igokcek igokcek Aralık 22nd, 2008 at 13:12

    Gökçe kİksirle birlikte kemik çayı kullanın iyi gelir.

  13. bülent çalışkan bülent çalışkan Ocak 13th, 2009 at 11:02

    ibrahim hocam ben 34 yaşında ms hastasıyım rahatsızlığım ilerlediğinden sol ayağımda yüzde 80 güç kaybı var ve yürümekte çok zorlanıyorum oturmak bile zor geliyor.ms te gökçek iksirle ilgili ne yapılabilir ve ne kadar zaman kulnmak gerekiyor.saygılarımla iyi çalışmalar…

  14. igokcek igokcek Ocak 13th, 2009 at 17:54

    Gökçe kİksir, Gökçek Tonik ve damar çayı kullanabilirseniz iyi olur.

  15. igokcek igokcek Ocak 13th, 2009 at 17:55

    Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve damar çayı kullanabilirseniz iyi olur.

  16. özlem özlem Ocak 18th, 2009 at 21:17

    genital siğillerim var bir aydır. gökçek iksirinden kullanmak istiyorum nasıl temin edebilirim

  17. Onder Ozkan Onder Ozkan Ocak 21st, 2009 at 18:33

    Ibrahim Bey

    Uc yildir karin sisikinligi problemim var . Gunde uc defa buyuk abdeste cikiyorum . Saglikli beslenmeye claisiyorum . Sabah surekli halsiz uyaniyorum . ne yesem yada yemesem ozellikle sabah kahvaltidan once surekli karinm davul gibi sis olup cok sertlesiyor . Yellendigim zaman genellikle cok pis koku cikiyor . Bes doktor gezdim. Ultrason,kan tahlili,diski ve idrar tahliller,ultrasanografi yapildi. Hepsi temiz cikti . Kullanmadigim ilac ve yontem kalmadi . Activa yogurtlar denedim , aktardan siskinlik giderci cay alip ictim , probiyotuk ithal suya akristirilarak icilen toz kullandim ise yaramadi . Ilaclar doktor tavsiyesi idi . Kolonoskopi ve endoskopi yapilmadi . Gastroentolojiye gorunmedim . Gittigim doktorlar dahiliye uzmaniydi . Bu arada soganli yiyecekler inanilmaz siskinlik yapiyor . Ben ayrica sabah kahvaltisinda kuru uzumlu meyveli misir gevregi ve yulaf gevregi yerim soya sutu ile . Musli yani . keten tohumlu yogurt tuketirim ara ogunlerde . Yanliz VUCUT GELISTRIME sporu ile ugrasiyorum . Bu sporda protein tuketmek gerekiyor . Gunluk et tuketimi cok olamadigindan 6 yumurta beyazi veriyor hoca omlet olarak . Onun disinda bazi amino asid , protein tozu ,glutamin ve kreatin gibi enerji arttirici tozlar veriyor . Yag yakici sivi takviyeler kullaniyorum . Bunlari kullanmadan oncede bu sikayetlerim vardi . Bunlarin bir yan tesiri olurmu . Gwenellikle bu sporla ugrasan erkeklerin hemen hepsi zaten kullaniyor bu takviyeleri . beslenme uzmanina sordugumda doz ayarlamasi yapilirsa kullanabilirsiniz demisti . Uc gundur ara verdim hem spora hemde bu takviye urunlere . Sabah ac karnina su ictikten sonra sekeriz kahve iciyorum . ise 30 dk yuruyerek gidiyorum . Kahvenin yag yakici ozelliginden bahsetti spor hocam bu yuzden sabah kullaniyorum sekersiz olarak . Bu kadar spor yapmama ragmen bel etrafimfa ( belki genetik ) yaglanma gitmiyor . Yag yakici urunlerde bir ise yaramiyor . Bana yardimci olurmusunuz ?

    Tesekkurler

  18. ibrahim Gökçek ibrahim Gökçek Ocak 23rd, 2009 at 09:13

    Özlem hanım Genital siğile karşı Gökçek İksir ve enfeksiyon çayı kullanmalısınız

  19. ali bektas ali bektas Şubat 17th, 2009 at 19:34

    bende helico bactery ‘e bağlı gasrrit tedavisi gördüm 3 ay oldu ama ağrılarım aynen devam ediyor

  20. igokcek igokcek Şubat 23rd, 2009 at 08:46

    Ali bey haliko bactery ile mücaddele ancak ve ancak Gökçek Tonik ve Gökçek İksirle mümkündür, kullandığınız ilaçlar bağırsaklarınızda ki faydalı bakterilerin azalmasına ve zararlı bakterilerin çoğalmasına sebep olur.

  21. NAZAN NAZAN Temmuz 27th, 2009 at 12:27

    slm gökçek iksirini sipariş etmek sitiyorum bende endometriosis hastalığı var.
    yardımcı olursanız sevinirim

  22. igokcek igokcek Ağustos 8th, 2009 at 11:10

    Nazan hanım http://www.dogaltedavi.net/miyomlardan_kurtuldum_fibroid_leiomyomamyom_adi_da_verilen_miyomlar-3915.html
    http://www.dogaltedavi.net/yumurtalik_over_kisti_nasil_olusur_nasil_tedavi_edilir-3751.html

  23. mehmet ali mehmet ali Ocak 22nd, 2010 at 15:50

    mesaj tv de konuşmanız üzerine sizinle iletişime geçmek istedim.11 aylık bir erkek çocuğumuz var.3-4 defa yüksek ateşten dolayı baygın bir şekilde hastaneye götürdük.ilk aşamada çocuk uzmanlarının tanısı sonucu bademciğinden dolayı olduğunu söylediler ve ben birkaç doktordan sonra kimisi anne sütü fazla kullanmadığı için bağışıklık sistemi zayıf dedi en sonunda komplike febril konvulsiyon denildi

  24. igokcek igokcek Mart 11th, 2010 at 09:35

    iksir, tonik ve enfeksiyon çayı gerekir

  25. Mert Şimşek Mert Şimşek Mayıs 22nd, 2010 at 16:06

    Hocam öncelikle hayırlı günler diliyorum ve size bir soru yönetmek istiyorum.Ben 18 yasındayım ve 1.5yıldır fitness vücud geliştirme sporu yapıyorum.son 12 aydır ağırlık çalışmaya başladım ve beslenme düzenim inanılmaz değişti her sabah 5 yumurta beyazı(2günde 1 tane sarısı) yulaf ezmesi sütle karıştırıp yiyorum onuda yedikten sonra 100 gr lor peyniri yeşilik marul salatalık domates falan tüketiyorum. geri kalan öğünlerimde makarna yağsız pirinç lapası bulgur lapası haşlama patates haşlama tavuk göğsü tüketiyorum yağsız tuzsuz .. vücudumda kaslanma gerçekleşti ancak sürekli gaz çıkartıyorum ve çok ağır kokuyor,bundan rahatsız oluyorum sizce bunun sebebi beslenme şeklimmi ancak gaz sorunu beslenme düzenimi değiştirmeden oncede vardı ama bu kadar sık değil di simdi haftada 2 gün gaz sıkıntısı yasıyorum.eskiden 2 haftada 1′di.

  26. igokcek igokcek Mayıs 27th, 2010 at 15:11

    iksir, tonik ve şişkinlik çayı iyi gelir.

  27. yusuf yusuf Haziran 4th, 2010 at 15:30

    hocam son yıllarda fissür ardından aspirinden kaynaklanan bağırsak kanaması gibi ciddi hastalıklar atlattım ve tansiyonumda var.bana ne önerirsin.teşekkür ederim

  28. yusuf yusuf Haziran 4th, 2010 at 15:36

    hocam birde 5 yaşındaki kızımın derisinde mantarlar oluştu ne önerirsin

  29. yasin yasin Haziran 7th, 2010 at 20:50

    bi akrabamızda meniyer hastalığı var.yani kulak hastalığı.sürekli baş dönmesi yorgunluk başağrısı yaşıyor.şu anda kortizona başladı ama çok kilo aldı doktor ömür boyu kortizon kullanacaksın demiş.me yapması gerekir.yardımcı olursanız sevinirim.
    ayrıca yine bir akrabamın basur problemi var.kanamalı bir hasta ve kronik.arada iyiyim desede hastalığı sık sık nüksediyor.ne yapmalı.teşekkür ederim.

  30. reyis reyis Haziran 9th, 2010 at 20:55

    sorularıma cevap vermememinizin nedeni nedir.bu ikidir böyle oluyor.insanlara değer vermiyormusunuz.

  31. igokcek igokcek Haziran 15th, 2010 at 11:29

    Ne alakası var olurmu öyle şey cevap yazıyorum sorunuz neydi

  32. igokcek igokcek Haziran 15th, 2010 at 11:33

    iksir tonik ve mantar çayı tavsiye ederim

  33. igokcek igokcek Haziran 18th, 2010 at 16:54

    iksir. tonik. kullak çayı kullanmanız gerekmektedir. kullağınızdaki salyangozdaki tüysü hücreler beslenemediği için ortaya çıkmaktadır. verdiğim ürünleri düzenli bir şekilde kullanmanız taktirde iyleşebilirsiniz. iyi günler

  34. filiz filiz Şubat 23rd, 2011 at 14:02

    Hocam bende rahim ağzı iltihabı var ve aynı zamanda candida mikrobunun yapmış olduğu mantar enfeksiyonu görülmekde aynı zamanda rahim duvarım kalın oldugundan bir ara kanserden şüphelenilmişti adetlerim düzensiz hormonal bir bozukluk var sanıyorum çene altında ve olmaması gereken yerlerde kıllanma var ne önerirsiniz?

  35. igokcek igokcek Şubat 23rd, 2011 at 17:29

    Sayın Filiz Hanım, merhaba. Geçmiş olsun. Rahatsızlığınız için Gökçek iksir, Gökçek Tonik, Himalaya tuzu, Ozon yağı,Frenk kimyom çayı, Hayıt çayı ve Sinirli ot çayı kullanmalısınız. İyi Günler.

  36. zeynep karadere zeynep karadere Nisan 5th, 2012 at 22:15

    hocam bende hamilelikte gestasyonel diyabet çıktı ve doğum sonrasındada geçmedi…doktor insülin direnci var diyor…bana ne tavsiye edersiniz…

    cevap verecekseniz eğer cevabı mail adresime gönderirseniz çok memnun olurum…

  37. igokcek igokcek Nisan 6th, 2012 at 11:37

    gökcek iksir aloeverajel diyabet çayı keçisedefi forte kullanınız

  38. Serhat Serhat Nisan 24th, 2013 at 22:28

    Es-Selamu Aleyküm; sayın hocam benim havanın nemlendirilmesini ve ısıtılamasını sağlayan burun konkalarım genelde şişiyor nefes almakta güçlük çekiyorum.Benim aynı zamanda polene karşı alerjim var baharda damaklarım ve gözlerim kaşınıyor, burnum akıyor tıkanmasını daha da etkiliyor bu alerjik. Bu şikayetle doktora bir çok kez gittim en sonunda doktorun biri ameliyat olman gerekiyor dedi ameliyat oldum 1.5 sene geçti üzerinden burun tıkanıklığı yine devam ediyor kendim de baktığımda konkaların şiştiğini görebiliyorum bu konu da sizin branşınıza giriyorsa bana nasıl bir tedaviniz sunabilirsiniz? bunun şifası var mı?

  39. igokcek igokcek Nisan 26th, 2013 at 10:06

    MERHABA SEMİH BEY
    GÖKÇEK İKSİR GÖKÇEK ALOEVERAJEL ITIR FORTE ADA FORTE ADA ÇAYI SİNİRLİOT ÇAYI KULLANINIZ 0212 621 21 65 /66 ULAŞABİLİRSİNİZ

  40. leyla leyla Aralık 1st, 2013 at 23:09

    4 yldır ülseratif kolit hastasıyım önerebileceğiniz ürün varmı teşekkürler

  41. igokcek igokcek Aralık 3rd, 2013 at 10:19

    Sarı Kantaron Forte, Nane Forte, Spirulina Forte, Karbonat Forte, Gökçek Aloe Vera Jel ve Gökçek İksir, Kolit çayı ve Sinir Çayı kullanmanız gerekir.Barsak Mantar ve Bakterileri toksik maddeler üretir ve Karaciğer bu toksik maddeleri arıtmaz ise diğer organlara depolanır ve organlarda çeşitli rahatsızlıklar görülmeye başlar. Günümüzde Bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme mantarları çoğaltır ve vücudun asit-baz dengesini bozulur ve oluşan asitik ortamda mikroplar hızlı çoğalırlar.Aksi halde çok yoğun cüruf oluşur.Cüruflu ortamda ise bakteri, virüs ve mantarlar çok kolay çoğalır ve bağışıklık sistemi zayıflar, kişi önce halsiz, dermansız, yorgun olur ve aşırı uyur sonra ise birçok hastalığa yakalanır.

Sizde görüşlerinizi ve sorularınızı belirtin. (Lütfen argo kullanmayın bu şekildeki yorumlar onaylanmamaktadır.)


 

Bir daha gösterme
Adınız ve Soyadınız Email adresiniz Telefon numaranız
Gökçek Network | Bitkisel Tedavi | Doğal Tedavi | Aloe Vera | Himalaya Tuzu | Bitkisel Tedavi Uzmanı